+90 506 628 79 90
Pzt - Cuma 08:30 - 17:30 • Cmt 09:00 - 14:00
Medikal Estetik

Dolgu Uygulamaları

Yüz hatlarının daha dengeli, canlı ve genç bir görünüme kavuşmasını destekleyen; hacim kaybı, kontur düzenleme ve yüz uyumunu ön planda tutan kişiye özel dolgu uygulamaları.

Yüz Hatlarında Denge Hacim Destekleme Doğal ve Uyumlu Görünüm
Dolgu Uygulamaları
Dolgu Uygulamaları Doğal & Dengeli Görünüm

Dolgu uygulamaları, yüzün farklı bölgelerinde hacim kaybını gidermek, yüz hatlarını belirginleştirmek veya belirli çizgi ve konturları düzenlemek amacıyla kullanılan enjeksiyon işlemleridir. Dermal dolgular dudak, yanak, çene ve yüzün farklı bölgelerinde kişinin anatomik yapısına göre uygulanabilir. Kullanılacak dolgu maddesi, miktarı ve enjeksiyon bölgesi her kişi için ayrı değerlendirilmelidir.

Dolgu uygulamalarında amaç her zaman yüzü daha hacimli hale getirmek değildir. Bazı kişilerde kaybedilen hacmin desteklenmesi, bazı kişilerde yüz oranlarının dengelenmesi, bazı kişilerde ise belirli bir anatomik bölgenin daha belirgin hale getirilmesi hedeflenebilir.

Bu nedenle dolgu planlaması yalnızca “kaç ml dolgu yapılacağı” üzerinden değil; yüz anatomisi, cilt yapısı, mevcut hacim dağılımı ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.

Dolgu Uygulaması Nedir?

Dolgu uygulaması, cilt altına veya yüzün farklı anatomik katmanlarına uygun bir dolgu materyalinin enjekte edilmesiyle gerçekleştirilen minimal invaziv bir işlemdir.

Dermal dolgular farklı özelliklere sahip olabilir. Dolgunun içeriği, yoğunluğu, elastikiyeti ve uygulanacağı anatomik bölge kullanım amacına göre değişebilir.

Dolgu uygulamaları genel olarak;

  • Yüzde hacim kaybını desteklemek,

  • Dudak hacmini veya konturunu düzenlemek,

  • Yanak ve elmacık kemiği bölgesini desteklemek,

  • Çene konturunu belirginleştirmek,

  • Bazı yüz çizgilerinin görünümünü azaltmak,

  • Yüzdeki belirli kontur farklılıklarını düzenlemek,

  • Bazı çöküklük veya hacim eksikliklerini desteklemek

amacıyla değerlendirilebilir. FDA tarafından değerlendirilen dermal dolgular arasında yüz çizgileri ve kıvrımlarının yanı sıra dudak, yanak ve çene hacmini artırmaya yönelik ürünler de bulunmaktadır.

Dolgu Uygulamaları Hangi Bölgelere Yapılabilir?

Yüz dolgusu tek bir uygulamayı ifade etmez. Aynı dolgu maddesinin yüzün her bölgesine aynı teknik ve miktarla uygulanması uygun değildir.

Yüz anatomisi ve kişinin ihtiyacına göre farklı bölgeler değerlendirilebilir.

Dudak Dolgusu

Dudak dolgusu; dudak hacminin artırılması, dudak konturlarının daha belirgin hale getirilmesi veya üst ve alt dudak arasındaki oranların düzenlenmesi amacıyla uygulanabilir.

Burada yalnızca dudakların büyüklüğü değil;

  • Dudak şekli,

  • Üst ve alt dudak oranı,

  • Dudak konturu,

  • Burun-dudak ilişkisi,

  • Çene yapısı,

  • Yüzün genel oranları

birlikte değerlendirilmelidir.

FDA tarafından onaylanmış bazı dermal dolgu ürünlerinin kullanım alanları arasında dudak hacminin artırılması da bulunmaktadır.

Çene Dolgusu

Çene dolgusu, çenenin öne doğru projeksiyonunu veya yüzün alt bölümündeki oranları düzenlemek amacıyla değerlendirilebilir.

Özellikle profil görünümünde burun, dudak ve çene birbirleriyle yakın ilişki içerisindedir. Bu nedenle çene dolgusu planlaması yalnızca çene ucuna bakılarak yapılmamalıdır.

Çenenin;

  • Uzunluğu,

  • Genişliği,

  • Öne doğru projeksiyonu,

  • Alt yüzle ilişkisi,

  • Profilde burun ve dudaklarla oluşturduğu oran

değerlendirilmelidir.

Çene bölgesi, belirli dermal dolgu ürünlerinin hacim artırma amacıyla kullanılabildiği anatomik bölgeler arasında yer almaktadır.

Jawline Dolgusu

Jawline dolgusu, alt çene hattının daha belirgin hale getirilmesini amaçlayan yüz konturlama uygulamalarından biridir.

Uygulamada kişinin;

  • Alt çene kemiğinin yapısı,

  • Çene ucu,

  • Yüz genişliği,

  • Alt yüz oranı,

  • Yumuşak doku miktarı

birlikte değerlendirilir.

Her kişide belirgin ve keskin bir çene hattı oluşturmak doğal bir sonuç vermeyebilir. Bu nedenle uygulamanın yüzün mevcut anatomisiyle uyumlu şekilde planlanması önemlidir.

Elmacık Kemiği ve Yanak Dolgusu

Yaşla birlikte veya kişinin doğal yüz anatomisine bağlı olarak orta yüz bölgesindeki hacim dağılımı farklılık gösterebilir.

Yanak ve elmacık kemiği dolguları;

  • Orta yüz bölgesini desteklemek,

  • Elmacık kemiği konturunu belirginleştirmek,

  • Hacim kaybını dengelemek,

  • Yüz oranlarını düzenlemek

amacıyla değerlendirilebilir.

Amerikan Dermatoloji Akademisi dermal dolguların yanaklarda kaybedilen dolgunluğun desteklenmesinde kullanılabildiğini belirtmektedir.

Nazolabial Bölge Dolgusu

Burun kenarından ağız köşesine doğru uzanan çizgiler nazolabial kıvrımlar olarak adlandırılır.

Bu bölgedeki görünüm yalnızca çizginin kendisine bağlı değildir. Orta yüz bölgesindeki hacim kaybı ve yüzün anatomik yapısı da nazolabial kıvrımların belirginliğini etkileyebilir.

Bu nedenle her kişide doğrudan çizginin içerisine dolgu uygulamak yerine yüzün bütünü değerlendirilmelidir.

Geçici dermal dolguların FDA tarafından değerlendirilen kullanım alanlarından biri orta ve ileri derecedeki yüz çizgileri ve kıvrımlarıdır; nazolabial kıvrımlar bunların arasında yer almaktadır.

Marionette Çizgileri

Ağız köşelerinden çene yönüne doğru uzanan çizgiler zamanla daha belirgin hale gelebilir.

Bu bölgenin değerlendirilmesinde;

  • Alt yüz hacmi,

  • Çene yapısı,

  • Ağız çevresi,

  • Cilt ve yumuşak dokular

birlikte incelenmelidir.

Dolgu uygulaması her kişide aynı noktaya veya aynı miktarda yapılmaz.

Hyalüronik Asit Dolgu Nedir?

Hyalüronik asit dolgular, yüz dolgularında kullanılan materyal gruplarından biridir.

Hyalüronik asit vücutta doğal olarak bulunan bir moleküldür. Dermal dolgularda ise enjeksiyona uygun jel formunda hazırlanan hyalüronik asit içerikli ürünlerden yararlanılabilir.

Hyalüronik asit dolgular;

  • Dudak,

  • Yanak,

  • Çene,

  • Bazı yüz çizgileri ve kıvrımları

gibi farklı alanlarda ürünün kullanım özelliklerine göre uygulanabilir. Ancak her hyalüronik asit dolgunun yüzün her bölgesinde kullanıma uygun olduğu düşünülmemelidir; ürünlerin onaylanmış kullanım alanları ve özellikleri farklı olabilir.

Dolgu Çeşitleri Nelerdir?

“Dolgu” tek bir maddeyi ifade etmez.

Dermal dolguların içeriğinde farklı maddeler bulunabilir. Bunlar arasında;

  • Hyalüronik asit,

  • Kalsiyum hidroksiapatit,

  • Poli-L-laktik asit,

  • Bazı kalıcı veya yarı kalıcı dolgu materyalleri

yer alabilir.

Bu materyallerin etki mekanizmaları ve vücutta kalma süreleri birbirinden farklıdır. Örneğin bazı dolgular doğrudan hacim oluştururken bazı materyallerin etkisinde zaman içerisinde gelişen kollajen yanıtı da rol oynayabilir.

Bu nedenle “en iyi dolgu maddesi” şeklinde herkes için geçerli tek bir seçenek bulunmaz. Uygun ürün; uygulanacak bölge, amaç ve kişinin anatomisine göre belirlenmelidir.

Dolgu Uygulaması Nasıl Yapılır?

Dolgu işlemi öncesinde ilk aşama yüzün değerlendirilmesidir.

Muayenede;

  • Yüzün sağ ve sol tarafları,

  • Kemik yapısı,

  • Yumuşak doku hacmi,

  • Cilt özellikleri,

  • Dudak ve çene oranları,

  • Daha önce yapılmış işlemler,

  • Kişinin beklentileri

değerlendirilebilir.

Ardından uygulama yapılacak bölge ve kullanılacak dolgu miktarı belirlenir.

Dolgu maddesi ürün ve bölgeye bağlı olarak iğne veya kanül yardımıyla uygun anatomik plana yerleştirilebilir. FDA onaylı dolgu ürünlerinin enjeksiyonunda iğne veya kanül kullanılması mümkündür; FDA, iğnesiz basınç cihazlarıyla dolgu uygulamalarını önermemektedir.

Enjeksiyon tekniği;

  • Uygulama bölgesine,

  • Kullanılan ürüne,

  • Hedeflenen değişikliğe,

  • Anatomik yapılara

göre değişiklik gösterir.

Dolgu Uygulamasında Kaç Ml Kullanılır?

Dolgu miktarı kişiden kişiye değişir.

Yüz dolgusunda yalnızca ml miktarına odaklanmak doğru bir yaklaşım değildir. Aynı miktardaki dolgu iki farklı kişide tamamen farklı sonuçlar oluşturabilir.

İhtiyaç duyulan miktarı;

  • Uygulama bölgesi,

  • Kişinin mevcut hacmi,

  • Kemik yapısı,

  • Cilt ve yumuşak doku özellikleri,

  • Kullanılacak dolgunun özellikleri,

  • Hedeflenen değişikliğin kapsamı

etkileyebilir.

Bu nedenle “dudak dolgusu mutlaka 1 ml olmalıdır” veya “jawline için belirli miktarda dolgu gerekir” gibi standart miktarlar her kişi için geçerli değildir.

Dolgu Uygulamalarında Doğal Görünüm Nasıl Planlanır?

Dolgu uygulamalarında doğal görünümün önemli unsurlarından biri yüz oranlarının korunmasıdır.

Amaç yüzün her bölgesini mümkün olduğunca hacimli hale getirmek değil, ihtiyaç bulunan bölgelerde kontrollü değişiklikler oluşturmaktır.

Planlamada;

alın, orta yüz, elmacık kemikleri, burun, dudaklar, çene ve alt çene hattı birbiriyle ilişkili şekilde değerlendirilmelidir.

Örneğin yalnızca dudakların hacmini artırmak bazı yüzlerde dengeli bir sonuç oluştururken başka bir yüzde çene veya orta yüz oranları nedeniyle farklı bir planlama gerekebilir.

Amerikan Dermatoloji Akademisi de doğal görünüm açısından dolguların aşırı uygulanmamasına ve daha konservatif bir yaklaşım kullanılmasına dikkat çekmektedir.

Dolgu Uygulaması Kimlere Yapılabilir?

Dolgu uygulaması düşünen kişilerde öncelikle beklentinin ve mevcut anatomik durumun değerlendirilmesi gerekir.

Dolgu;

  • Yüzündeki belirli hacim kayıplarından rahatsız olan,

  • Dudak konturunu veya hacmini düzenlemek isteyen,

  • Çene bölgesini daha belirgin hale getirmek isteyen,

  • Yüz hatlarında daha dengeli oranlar hedefleyen,

  • Bazı yüz çizgilerinin görünümünü azaltmak isteyen

kişilerde değerlendirilebilir.

Ancak uygulamaya uygunluk yalnızca estetik beklentiyle belirlenmez. Sağlık durumu ve uygulanacak ürünle ilişkili risklerin de değerlendirilmesi gerekir.

Dolgu Kimlere Yapılmamalıdır?

Dolgu enjeksiyonu her kişi ve her dönemde uygun olmayabilir.

FDA, uygulama öncesinde özellikle;

  • Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon veya iltihap bulunanların,

  • Kanama bozukluğu olanların,

  • Şiddetli alerji veya anafilaksi öyküsü bulunanların,

  • Dolgu içeriğindeki maddelere veya lokal anesteziklere alerjisi bulunanların

bu durumları sağlık profesyoneline bildirmesini önermektedir. Aktif enfeksiyon veya inflamasyon varsa dolgu uygulamasının durum kontrol altına alınana kadar ertelenmesi önerilir.

FDA ayrıca dermal dolguların gebelik ve emzirme dönemindeki güvenliğinin yeterli kontrollü çalışmalarla ortaya konmadığını belirtmektedir.

Bu nedenle kişinin kullandığı ilaçlar, hastalıkları, alerjileri ve daha önce yaptırdığı dolgu uygulamaları işlem öncesinde paylaşılmalıdır.

Dolgu Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Dolgu öncesindeki değerlendirmede kişinin daha önce yaptırdığı estetik işlemler önemlidir.

Özellikle;

  • Daha önce hangi bölgelere dolgu yapıldığı,

  • Kullanılan dolgunun türü biliniyorsa ürün bilgisi,

  • Önceki uygulamaların tarihi,

  • Daha önce dolgu komplikasyonu yaşanıp yaşanmadığı,

  • Kullanılan ilaçlar,

  • Kanama veya pıhtılaşma sorunları,

  • Alerji öyküsü,

  • Aktif enfeksiyon veya cilt hastalıkları

uygulamayı gerçekleştirecek hekime bildirilmelidir.

Dolgu enjeksiyonu yalnızca kozmetik bir bakım işlemi olarak değil, anatomik bilgi ve komplikasyon yönetimi gerektiren tıbbi bir uygulama olarak değerlendirilmelidir. FDA da dolguyu uygulayacak kişinin yüz anatomisi ve enjeksiyon konusunda eğitimli ve deneyimli bir sağlık profesyoneli olması gerektiğini vurgulamaktadır.

Dolgu Sonrası Görünüm Hemen Belli Olur mu?

Sonucun ortaya çıkış zamanı kullanılan dolgu maddesine göre farklılık gösterebilir.

Hyalüronik asit gibi bazı dolgularda hacim etkisi uygulamanın hemen ardından görülebilir. Bununla birlikte erken dönemde ortaya çıkan ödem ve kızarıklık, ilk görünümün nihai sonuçtan farklı olmasına neden olabilir.

Bazı kollajen uyarıcı ürünlerde ise etkinin ortaya çıkması daha uzun bir süreç gerektirebilir.

Bu nedenle özellikle ilk saatlerde veya ilk günlerde görülen sonuç üzerinden kesin değerlendirme yapılmamalıdır.

Dolgu Sonrası Şişlik ve Morluk Normal midir?

Dolgu enjeksiyonundan sonra uygulama bölgesinde bazı geçici reaksiyonlar görülebilir.

Bunlar arasında;

  • Şişlik,

  • Kızarıklık,

  • Hassasiyet,

  • Ağrı,

  • Kaşıntı,

  • Morluk

bulunabilir. FDA, bu etkilerin önemli bölümünün enjeksiyondan kısa süre sonra ortaya çıktığını ve çoğunun günler veya haftalar içerisinde düzelebildiğini belirtmektedir.

Amerikan Dermatoloji Akademisi de kızarıklık, şişlik, hassasiyet ve morluğun dolgu sonrasında görülebilen geçici etkiler arasında olduğunu bildirmektedir.

Ancak şiddetli veya beklenmeyen belirtiler standart bir dolgu sonrası reaksiyon olarak kabul edilmemelidir.

Dolgu Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Dolgu sonrası öneriler kullanılan ürüne ve uygulanan bölgeye göre değişebilir.

Genel olarak;

  • Uygulama bölgesinin gereksiz yere bastırılmaması,

  • Hekimin önerisi olmadan bölgeye masaj yapılmaması,

  • İlk dönemde yoğun fiziksel aktiviteler konusunda verilen önerilere uyulması,

  • Kontrol planı oluşturulduysa aksatılmaması,

  • Beklenmeyen ağrı veya renk değişikliklerinin önemsenmesi

gerekir.

Amerikan Dermatoloji Akademisi çoğu kişinin uygulamadan sonra günlük aktivitelerine dönebildiğini; ancak yoğun egzersiz için ertesi güne kadar beklenmesinin önerilebildiğini belirtmektedir.

Uygulama sonrasındaki kişisel talimatlar kullanılan dolgu ve bölgeye göre değişebileceği için işlemi gerçekleştiren hekimin önerileri esas alınmalıdır.

Dolgu Ne Kadar Kalıcıdır?

Dolgunun kalıcılığı kullanılan materyale göre değişir.

Her dolgu aynı süre boyunca etkisini korumaz. Ayrıca aynı ürünün kalıcılığı dahi uygulandığı bölge ve kişisel özelliklere göre farklılık gösterebilir.

Amerikan Dermatoloji Akademisi tarafından verilen genel aralıklarda hyalüronik asit dolguların etkisi yaklaşık 4-12 ay, kalsiyum hidroksiapatit dolguların yaklaşık 6-12 ay, poli-L-laktik asit içeren ürünlerin ise daha uzun süre devam edebildiği belirtilmektedir. Bunlar genel aralıklardır ve ürün bazında farklılık gösterebilir.

Dolgunun kalıcılığını;

  • Kullanılan ürün,

  • Uygulama bölgesi,

  • Uygulanan miktar,

  • Dokunun yapısı,

  • Kişisel metabolik özellikler

etkileyebilir.

Bu nedenle tüm dolgu uygulamaları için geçerli tek bir “kalıcılık süresi” bulunmaz.

Dolgu Zamanla Kaybolur mu?

Geçici dolgular zaman içerisinde vücut tarafından parçalanarak etkilerini azaltır.

Dolgu azaldıkça uygulama bölgesi kademeli olarak önceki hacmine yaklaşabilir. Bu değişim çoğunlukla bir anda gerçekleşmez.

Amerikan Dermatoloji Akademisi, çoğu dolgunun geçici olduğunu ve elde edilen görünümün korunması isteniyorsa belirli aralıklarla tekrar uygulama gerekebileceğini belirtmektedir.

Ancak kalıcı dolgu materyalleri de bulunduğundan daha önce dolgu yaptırmış kişilerde ürünün türünün bilinmesi sonraki uygulamaların planlanması açısından önemlidir.

Dolgu Eritilebilir mi?

Dolgunun azaltılması veya çıkarılması konusunda uygulanabilecek yöntem kullanılan dolgu maddesine bağlıdır.

Özellikle hyalüronik asit temelli dolgular için farklı müdahale seçenekleri bulunabilirken bütün dolgu çeşitlerini aynı yöntemle eritmek mümkün değildir.

FDA, bazı dolgu materyallerinin azaltılması veya çıkarılması için enjeksiyon, cerrahi veya başka müdahalelerin gerekebileceğini; özellikle kalıcı dolguların veya hyalüronik asit dışındaki bazı materyallerin çıkarılmasının zor hatta mümkün olmayabileceğini belirtmektedir.

Bu nedenle daha önce dolgu yaptırmış bir kişide yeni uygulama planlanırken mümkünse kullanılan ürünün ne olduğunun bilinmesi önemlidir.

Dolgu Uygulamalarının Riskleri Nelerdir?

Dolgu uygulamaları minimal invaziv işlemler olsa da risksiz değildir.

Daha sık karşılaşılabilen etkiler arasında;

  • Şişlik,

  • Kızarıklık,

  • Hassasiyet,

  • Morluk,

  • Enjeksiyon bölgesinde ağrı

yer alabilir.

Daha seyrek olarak;

  • Enfeksiyon,

  • Nodül veya sertlik,

  • Asimetri,

  • Dolgunun hissedilmesi,

  • Alerjik reaksiyon,

  • Dolgunun yer değiştirmesi,

  • Doku hasarı

gibi komplikasyonlar görülebilir.

Dolgu uygulamalarında nadir olmakla birlikte en önemli komplikasyonlardan biri dolgu materyalinin yanlışlıkla bir kan damarına girmesidir.

Dolgu Sonrası Damar Tıkanıklığı Nedir?

Dolgu maddesinin istemeden bir kan damarının içine veya dolaşımı bozacak şekilde çevresine uygulanması vasküler oklüzyon olarak adlandırılan ciddi bir komplikasyona neden olabilir.

Bu durumda dokunun kanlanması bozulabilir.

FDA’ya göre nadir görülmesine rağmen dolgunun kan damarına enjeksiyonu;

  • Doku nekrozu,

  • Görme bozukluğu veya görme kaybı,

  • İnme

gibi ciddi ve kalıcı sonuçlara yol açabilir.

Bu nedenle dolgu enjeksiyonu yüz anatomisini bilen ve ortaya çıkabilecek komplikasyonları tanıyıp yönetebilecek eğitim ve deneyime sahip sağlık profesyonelleri tarafından gerçekleştirilmelidir.

Dolgu Sonrası Hangi Belirtilerde Acil Değerlendirme Gerekir?

Dolgu sonrasında sıradan şişlik ve hassasiyet ile ciddi komplikasyon belirtilerinin birbirinden ayrılması önemlidir.

FDA, dolgu sırasında veya sonrasında;

  • Alışılmadık veya şiddetli ağrı,

  • Görmede değişiklik,

  • Uygulama bölgesindeki cildin beyaz, gri veya mavi renge dönüşmesi,

  • Ani konuşma güçlüğü, güçsüzlük veya diğer inme belirtileri

ortaya çıkması durumunda acil tıbbi değerlendirme alınmasını önermektedir.

Bu tür belirtilerde rutin kontrol zamanını beklemek yerine hızlı tıbbi değerlendirme gerekir.

İğnesiz Dolgu Uygulaması Yapılır mı?

Dolgu uygulamalarında zaman zaman “iğnesiz dolgu”, “hyaluron pen” veya yüksek basınçlı dolgu cihazları gibi yöntemlerle karşılaşılabilir.

FDA, iğnesiz cihazların dermal dolgu enjeksiyonu için onaylanmadığını ve bu cihazların güvenlilik ve etkinliğinin bilinmediğini belirtmektedir. Bu cihazlarla ilişkili ciddi yan etkiler de bildirilmiştir.

Dermal dolgu uygulaması tıbbi bir enjeksiyon işlemidir ve ürünün hangi anatomik plana yerleştirildiğinin kontrolü önemlidir.

Dolgu Uygulamaları Yüzü Şişirir mi?

Dolgu uygulamasının amacı yüzü kontrolsüz biçimde büyütmek değildir.

Fazla miktarda veya yüzün genel oranları dikkate alınmadan yapılan uygulamalar doğal olmayan bir hacim görünümüne neden olabilir. Bunun yanında uygulamadan hemen sonraki geçici ödem de yüzün ilk günlerde daha hacimli görünmesine yol açabilir.

Bu nedenle kalıcı sonucu erken dönem şişliği geçtikten sonra değerlendirmek gerekir.

Doğal görünüm hedeflenen uygulamalarda kişinin mevcut anatomisine göre ihtiyaç duyulan bölgelere kontrollü miktarlarda müdahale edilmesi önemlidir. Amerikan Dermatoloji Akademisi de daha doğal görünüm için aşırı dolgu uygulamasından kaçınılmasını önermektedir.

Dolgu mu Botoks mu?

Dolgu ve botulinum toksin uygulamaları aynı işlem değildir ve farklı mekanizmalarla çalışırlar.

Dolgu uygulamaları temel olarak hacim ve kontur düzenlemelerinde kullanılır.

Botulinum toksin uygulamalarında ise belirli kasların aktivitesinin geçici olarak azaltılması hedeflenir.

Bu nedenle bir çizginin veya yüz bölgesindeki görünümün hangi uygulamaya uygun olduğunu belirlemek için problemin kaynağı değerlendirilmelidir.

Bazı kişilerde tek bir uygulama yeterliyken bazı kişilerde farklı yöntemlerin birlikte değerlendirilmesi gündeme gelebilir. FDA, dermal dolguların nöromodülatörler veya başka estetik uygulamalarla kombinasyonlarının güvenliliğinin her kombinasyon için kontrollü klinik çalışmalarda değerlendirilmiş olmadığını belirtmektedir.

Dolgu Uygulamaları Fiyatları

Dolgu uygulamaları fiyatları, uygulanacak bölgeye, kullanılacak ürüne ve ihtiyaç duyulan dolgu miktarına göre değişiklik gösterebilir.

Fiyatlandırmayı etkileyebilecek faktörler arasında;

  • Dolgunun uygulanacağı bölge,

  • Kullanılacak ürünün türü,

  • Kullanılacak dolgu miktarı,

  • Tek veya birden fazla bölgeye uygulama yapılması,

  • İlk uygulama veya mevcut dolgunun üzerine yeni planlama yapılması

yer alabilir.

Örneğin dudak dolgusu ile bütün alt yüzün konturlanmasını amaçlayan bir dolgu planlamasının kullanılacak ürün ve miktar açısından aynı olması beklenmez.

Bu nedenle standart bir dolgu fiyatı yerine öncelikle kişinin yüz anatomisinin ve ihtiyacının değerlendirilmesi gerekir.

Dolgu Uygulamaları Hakkında Sık Sorulan Sorular

Dolgu uygulaması ağrılı mıdır?

Enjeksiyon sırasında iğne veya kanüle bağlı rahatsızlık ve hassasiyet hissedilebilir. Bazı dolgu ürünlerinin içerisinde lokal anestetik bulunabilir ve uygulama öncesinde bölgesel uyuşturucu yöntemlerden yararlanılabilir. Hassasiyet kişiden kişiye ve uygulama bölgesine göre değişebilir.

Dolgu ne zaman oturur?

Bazı dolgularda hacim etkisi hemen görülse de ilk günlerde şişlik ve hassasiyet bulunabilir. Bu nedenle ilk görünüm nihai sonuç değildir. Geçici reaksiyonların önemli kısmı günler içerisinde azalırken bazı kişilerde daha uzun sürebilir.

Dolgu kaç ay kalır?

Kalıcılık kullanılan ürüne göre değişir. Hyalüronik asit dolgular için genel olarak birkaç aydan yaklaşık bir yıla kadar değişen süreler bildirilmektedir; farklı dolgu materyalleri daha uzun süre etkili olabilir. Kesin süre kullanılan ürün ve uygulanan bölgeye göre değerlendirilmelidir.

Dolgu tamamen erir mi?

Geçici dolgular zaman içerisinde etkilerini kaybedebilir ancak bütün dolgu maddeleri aynı özellikte değildir. Kalıcı veya daha uzun süreli materyaller de bulunmaktadır. Daha önce yapılan dolgunun ne zaman ve hangi ürünle uygulandığının bilinmesi yeni bir işlem öncesinde önemlidir.

Dolgu sonrası spor yapılabilir mi?

Uygulama sonrasında yoğun fiziksel aktivitelere kısa süre ara verilmesi önerilebilir. Amerikan Dermatoloji Akademisi, dolgu sonrasında yoğun egzersiz için genellikle ertesi güne kadar beklenmesini belirtmektedir. Kişisel öneriler uygulama bölgesine göre değişebilir.

Dolgu sonrası masaj yapılır mı?

Her dolgu sonrasında masaj yapılması gerekmez. Kullanılan ürüne ve uygulama tekniğine göre masaj önerilebilir veya tam tersine bölgeye dokunulmaması istenebilir. Bu nedenle uygulamayı yapan hekimin yönlendirmesi dışında bölgeye baskı veya masaj yapılmamalıdır.

Dolgu yaptırmak güvenli midir?

Dermal dolgular tıbbi işlemlerdir ve geçici yan etkilerin yanı sıra nadir fakat ciddi komplikasyonlar da oluşturabilir. Özellikle istemeden damar içine enjeksiyon doku kaybı, görme problemi ve inme gibi ağır sonuçlara neden olabilir. Uygulamanın eğitimli ve deneyimli bir sağlık profesyoneli tarafından yapılması önemlidir.

Hamilelikte dolgu yapılır mı?

FDA, dermal dolguların gebelik ve emzirme dönemindeki güvenliliğinin yeterli kontrollü çalışmalarla ortaya konmadığını belirtmektedir. Bu nedenle gebelik veya emzirme durumu uygulama öncesinde mutlaka hekime bildirilmelidir.

Dolgu sonrası morarma kaç gün sürer?

Morarma dolgu enjeksiyonu sonrasında görülebilen geçici reaksiyonlardan biridir. Süresi kişiden kişiye değişir. Amerikan Dermatoloji Akademisi kızarıklık, şişlik, hassasiyet ve morluk gibi hafif etkilerin genellikle 7-14 gün içerisinde veya daha erken düzelebildiğini belirtmektedir.

Dolgu tekrar yapılabilir mi?

Geçici dolgunun etkisi zamanla azaldığında uygun kişilerde yeniden uygulama değerlendirilebilir. Ancak önceki dolgunun durumu ve yeni dolgu ihtiyacı muayene edilmeden yalnızca belirli bir sürenin geçmiş olmasına bakılarak tekrar uygulama planlanmamalıdır.

Dolgu Uygulamalarında Kişiye Özel Yüz Planlaması

Dolgu uygulamalarında başarılı bir planlama yalnızca uygulama yapılacak tek bölgenin değerlendirilmesine dayanmaz.

Yüzün;

  • Kemik yapısı,

  • Yumuşak doku dağılımı,

  • Sağ ve sol taraf arasındaki farklılıklar,

  • Dudak ve çene oranları,

  • Orta yüz hacmi,

  • Yaşa bağlı değişiklikleri

birlikte değerlendirilmelidir.

Bir kişide yalnızca dudak dolgusu yeterli olabilirken başka bir kişide çene, yanak veya alt yüz oranlarının birlikte değerlendirilmesi daha uygun olabilir.

Amaç mümkün olduğunca fazla dolgu uygulamak değil, kişinin mevcut yüz anatomisi içerisinde ihtiyaç duyulan bölgeyi ve uygun miktarı belirlemektir.

Dolgu uygulamalarının enjeksiyonla gerçekleştiriliyor olması işlemi risksiz hale getirmez. FDA, dermal dolgu enjeksiyonlarının tıbbi bir işlem olarak görülmesini ve yüz anatomisi ile komplikasyon yönetimi konusunda eğitim ve deneyime sahip sağlık profesyonelleri tarafından uygulanmasını önermektedir.